12 Eylül 2007 Çarşamba

Mortgage krizi OPEC'i ikilemde bıraktı



Finans piyasalarını sarsan mortgage krizi, Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı'nı (OPEC) da sıkıntıya soktu. Üretim kotalarını görüşmek üzere yarın Viyana'da toplanacak olan OPEC'i, yüksek riskli konut piyasasının finans piyasalarında yarattığı sarsıntı nedeniyle zor bir karar bekliyor.
Uzmanlara göre OPEC'in kotalara dokunmaması, fiyatların yüksek seyretmesine neden olarak ABD ekonomisini resesyona sürükleyebilir. Fiyatları aşağı çekmek için üretimi artırması ise, ekonomik yavaşlamaya bağlı olarak talebin azaldığı bir dönemde fiyatların tahminlerin çok ötesine gerilemesine yolaçabilir.
Ağustos ayında gerileyen ham petrol fiyatları yeniden yükseleşe geçerek geçtiğimiz hafta New York'ta 77.23 dolara kadar çıktı. Petrol fiyatlarının yükselmesinde ABD'de stokların azalması, Atlantik'teki fırtınalar ve Ortadoğu'daki gerilim etkili oldu. Normal olarak fiyat artışının önüne geçmek için OPEC'in üretim kotasını artırması bekleniyordu. Ancak küresel finans piyasalarındaki belirsizliğin ekonomiye olumsuz etkisinin petrol talebini düşürebileceği endişesiyle OPEC'in yarınki toplantısında petrol üretim seviyesini koruması bekleniyor.
Uzmanlara göre OPEC, küresel ekonominin yavaşlamasına paralel olarak talebin azaldığı bir dönemde üretimi artırmaktan kaçınacağı belirtiliyor. Uzmanlar, OPEC daha önceki finans krizlerinden dersini almış göründüğünü; çünkü OPEC, Asya krizinin başlamak üzere olduğu Kasım 1997'da üretim kotasını yüzde 10 artırma kararı almış, fakat küresel ekonomik durgunluk korkusu ve ılıman kış mevsiminin etkisi bir araya gelince, petrol fiyatları varil başına 20 dolardan 10 dolara kadar gerilemişti.
Uzmanlar OPEC'in aynı hatayı bir kez daha tekrarlamak istemediğini belirtiyorlar. OPEC'in ağustosta yayınlanan aylık raporunda, "Son haftalarda ekonomide yaşanan yavaşlama, yılın ikinci yarısında petrol talebini aşağı çekebilir" uyarısı yapılmıştı.
OPEC Genel Sekreteri Abdalla El Bedri, finans piyasalarını etkisi altına alan mortgage krizinin ekonomiye etkisinin geçici mi olacağı, yoksa daha ciddi sorunlara mı yol açacağını OPEC'in 5 Aralık tarihindeki toplantısına kadar netleşeceğini umduklarını söyledi.
Diğer tarafantan ise, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin, mortgage kriziyle sarsılan Amerikan ekonomisini daha da yavaşlatabileceği ve Amerikan ekonomisindeki yavaşlamanın 'dünya ekonomisinde deprem yaratabileceği' uyarısı da yapılıyor. Ancak uzmanlar, OPEC'in şimdilik Amerikan ekonomisindeki durgunluk olasılığından çok, 'durgun talebe karşı üretimi atırmanın' yanlış olacağını gözönünde bulundurarak adım atacağını söylüyor.
Ham petrolün küresel ekonomi üzerindeki etkisi

Petrol fiyatlarındaki artış 1970'lerin ortasında, 1980'lerin başında ve 1990'ların sonlarında yaşanan küresel ekonomik çöküntüyle doğurdan bağlantılı iken, uzmanlar artık petrol fiyatlarıyla ekonomik durgunluk arasındaki bağın koptuğunu düşünüyor. 2006 yılında ham petrolün varili fiyatı 80 dolara yaklaşıp, daha sonraki 12 ay içinde 50 doların üzerinde seyrederken, dünya ekonomisi oldukça güçlü bir performans sergiledi. Uluslararası Para Fonu'nun geçtiğimiz nisan ayında yayınladığı bir raporda da, 1973-74'te olduğu gibi arz yetersizliği nedeniyle petrol fiyatlarında meydana gelen artış ile son beş yılda olduğu gibi petrol talebinden kaynaklanan fiyat artışları arasında büyük bir ayrım olduğunun altı çizildi. Bahsi geçen ikinci durumdaki fiyat artışlarından, başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin talebinin yükselmesinin etkili olduğu belirtilirken, bu tip fiyat artışlarına yavaşlayan bir ekonominin aksine hızlanan bir ekonomik büyümenin eşlik ettiği belirtildi.
Fakat bazı uzmanlar, petrol-ekonomi ikilisine son zamanlarda fazla iyimser yaklaşıldığını düşünüyor. Bu uzmanlara göre, yüksek petrol fiyatları Amerikalı tüketici üzerinde baskı yaratarak, tüketici harcamalarını ve güvenini azaltabilir. Bu da, mortgage krizinin kökeninde yatan hanehalkı bütçesine ilişkin korkuları artırabilir.


Kaynak : Hurriyetemlak.com